İstanbul
26°

AÇIK

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Tedarik zincirlerinde demir çelik sektörü masaya yatırıldı

Tedarik zincirlerinde demir çelik sektörü masaya yatırıldı

ABONE OL
21 Ocak 2021 00:51
Tedarik zincirlerinde demir çelik sektörü masaya yatırıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
– Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay:
– “Geçen yılın ikinci yarısından itibaren dünya ekonomilerinin yavaş yavaş yeni normale uyum sağladığını gördük. Ertelenmiş talep kendini göstermeye başlamasının ardından 4. çeyrekte özellikle çelik sektöründe çok büyük bir patlamayla karşı karşıya kaldık. Bu patlama alt sektörlerde fiyat artışını beraberinde getirdi”
– İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:
– “Üretim hayatımızın ve sanayimizin birçok iş kolu, temel ham maddelerini temin konusunda her geçen gün artan bir belirsizlik ve öngörüsüzlük içine girmiş bulunuyor. Birçok şirketimiz, üretimde en temel faktörlerden biri olan maliyet hesabı yapamama, dolayısıyla sağlıklı bir fiyat oluşturamama sıkıntısıyla karşı karşıya”
– “Birçok emtiada gerçek arz ve talep esaslarına dayanmayan fiyat hareketlerine de tanıklık etmekteyiz. Bu aşarı fiyat dalgalanmaları, daha çok uluslararası arenadaki fon ve finans kaynaklarının spekülatif yaklaşımlarından kaynaklanmakta”

İSTANBUL (AA) – Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, geçen yılın ikinci yarısından itibaren dünya ekonomilerinin yavaş yavaş yeni normale uyum sağladığını belirterek, “Ertelenmiş talep kendini göstermeye başlamasının ardından 4. çeyrekte özellikle çelik sektöründe çok büyük bir patlamayla karşı karşıya kaldık. Bu patlama alt sektörlerde fiyat artışını beraberinde getirdi.” dedi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının olumsuz etkilediği küresel tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlara dikkati çekmek için İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından gerçekleştirilen “Sektörel Tedarik Zincirleri Toplantıları” serisinin ilki “Tedarik Zincirlerinde Demir Çelik Sektörü” paneli ile başladı.

Panelin açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Turagay, Türkiye ekonomisinin 2020’i artı büyüme hızıyla kapatacağına işaret ederek, 2021 yılında Türkiye için fırsatların doğacağına inandığını söyledi.

Turagay, aşının da etkisiyle ikinci çeyrekten itibaren dünya ekonomisinin büyüme hızının artacağını belirterek, dünya açısından da 2021’de artı büyümenin yaşanacağını ifade etti.

Kovid-19 nedeniyle gerek tedarikte gerek ham madde fiyatlarında sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Turagay, İSO’nun gerçekleştirdiği “Tedarik Zincirleri Toplantıları”nı çok önemsediğini ve bugün konu edilecek çelik sektörünün kendileri için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Çin’in 2020’de yüzde 2,3 büyüdüğünü hatırlatan Turagay, şunları kaydetti:

“Salgının ilk görüldüğü Çin’in son çeyrekteki büyüme oranı ise yüzde 6,5. Dolayısıyla Çin aslında kötü başladı ancak fena olmayan bir şekilde bitirdi. Bunun çelik sektörüyle çok büyük bir alakası var. Çin dünyada önemli tedarikçi ülkelerden bir tanesi konumundaydı. Salgın döneminde Çin, bu tedarikinden bir kısmını iç piyasaya yöneltti. Bu kapsamda birtakım yatırımlar ve harcamalar yaptı. Bu da ister istemez dünya çelik arzında daralmaya neden oldu. Kimi ülkelerde kimi sektörlerin kapasite kullanım oranları yüzde 30’lara kadar geriledi. Geçen yılın ikinci yarısından itibaren ise dünya ekonomilerinin yavaş yavaş yeni normale uyum sağladığını gördük. Ertelenmiş talep kendini göstermeye başlamasının ardından 4. çeyrekte özellikle çelik sektöründe çok büyük bir patlamayla karşı karşıya kaldık. Bu patlama alt sektörlerde fiyat artışını beraberinde getirdi.”

Turagay, Ticaret Bakanlığının kapılarının demir çelik sektörü temsilcilerine her zaman açık olduğunu belirterek, sektörün geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerin objektif kriterlerle yapılmasının önemini vurguladı.

Geçen yılın ikinci yarısında sanayi üretiminde gurur verici bir performans yaşandı

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise 2020 yılına damga vuran ve birçok etkisinin gelecek yıllarda da devam etmesi beklenen Kovid-19 salgınının küresel ekonomide en fazla etkilediği alanların başında tedarik zincirleri geldiğini söyledi.

Birçok farklı ürün grubunda, geçmiş dönemlerde eşine çok rastlamadıkları bir fiyat yükselmesi ve oynaklığına tanıklık ettiklerini aktaran Bahçıvan, “Tarımsal ürünlerden petrokimya ürünlerine, demir-çelik ürünlerinden orman ürünlerine, temel gıda maddelerinden hurdaya kadar birçok alandan bu konuyla ilgili sıkıntılı haberler alıyoruz. Üretim hayatımızın ve sanayimizin birçok iş kolu, temel ham maddelerini temin konusunda her geçen gün artan bir belirsizlik ve öngörüsüzlük içine girmiş bulunuyor. Birçok şirketimiz, üretimde en temel faktörlerden biri olan maliyet hesabı yapamama, dolayısıyla sağlıklı bir fiyat oluşturamama sıkıntısıyla karşı karşıya.” diye konuştu.

Bahçıvan, yaşanan tüm olumsuzluklara karşın özellikle 2020 yılının 2. yarısında sanayi üretiminde gurur verici bir performans yaşandığını anlatarak, şunları kaydetti:

“İhracat pazarlarımızdaki sevindirici gelişmeleri, farklı pazar büyümelerini ve çeşitlenmelerini birçok sektörümüzde somut bir şekilde görüyoruz. Bu olumlu gelişmelerin motivasyonuyla; birçok sanayi işletmemizin yeni yatırım projelerini gündeme aldıklarını da sevinerek gözlemliyoruz. Bir taraftan böylesine olumlu motive edici, heyecan verici gelişmeler yaşanırken, beri taraftan tedarik konusunda ortaya çıkan bu global kaynaklı olumsuz gelişmeler karşısında ülke olarak gerekli önlemleri almamız kaçınılmaz. Bu, 2021 yılında sanayimiz açısından hepimizin üzerinde düşünmesi ve geç kalmadan önlem alınması gereken bir konu. Biz İstanbul Sanayi Odası olarak bugün burada ilkini gerçekleştirerek başlattığımız toplantılar serisi ile konuyu bir sorumluluk gereği gündeme getiriyor ve kamuoyunun dikkatini çekmek istiyoruz.”

Birçok emtiada gerçek arz ve talep esaslarına dayanmayan fiyat hareketlerine tanıklık ettiklerini aktaran Bahçıvan, “Bu aşırı fiyat dalgalanmaları, daha çok uluslararası arenadaki fon ve finans kaynaklarının spekülatif yaklaşımlarından kaynaklanmakta. Bu sürecin, hem sanayimize ve hem de düşmesi konusunda hepimizim mutabık olduğu enflasyona olumsuz bir etki yapacağı da kaçınılmaz. Bu tür oynak fiyatlandırmaların ne kadar süre hayatımızda kalacağını bilemiyoruz. Ama hiçbir şey yapmamak yerine, bu tür potansiyel gelişmelere karşı, hükümetimiz ile birlikte ve farklı inovatif düşüncelerle geliştirebileceğimiz çözümlere ihtiyacımız var.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçıvan, ülke kaynaklarının çok daha verimli bir şekilde kullanılması gerçeğinin, gelecek dönem kaynaklarının hammadde üretecek stratejik sanayi yatırımlarına kaydırılması zorunluluğunu işaret ettiğini söyledi.

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.