İstanbul

PARÇALI AZ BULUTLU

15:22

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Kılıçdaroğlu, CHP  Grup Toplantısı’nda konuştu

Kılıçdaroğlu, CHP Grup Toplantısı’nda konuştu

ABONE OL
2 Kasım 2021 19:34
Kılıçdaroğlu, CHP  Grup Toplantısı’nda konuştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyeti kurarken Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ demiştir. Dolayısıyla biz Cumhuriyet’i kullanırken veya Cumhuriyet’i telaffuz ederken herkes şunu çok iyi bilmeli; bu Cumhuriyet bilhassa kendisini kimsesiz hissedenlerin kimsesi olacaktır. Bizim temel hedefimiz, amacımız, felsefemiz de bu.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında, Türkiye güzel bir ülke olsa da sıkıntılarının bulunduğunu ifade ederek, hiç kimsenin umutsuzluğa kapılma hakkının olmadığını ve hep birlikte demokrasiyi getireceklerini söyledi.

Cumhuriyet’in 98. yılının kutlandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2 yıl sonra 100. yılını kutlayacağız. Cumhuriyet’i kurarken Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ demiştir. Dolayısıyla biz Cumhuriyet’i kullanırken veya Cumhuriyet’i telaffuz ederken herkes şunu çok iyi bilmeli; bu Cumhuriyet bilhassa kendisini kimsesiz hissedenlerin kimsesi olacaktır. Bizim temel hedefimiz, amacımız, felsefemiz de bu. Bunu herkesin bilmesini isterim. Dolayısıyla Mustafa Kemal, irfanı hür, vicdanı hür ve fikri hür gençler istemiştir.

Aramızda gençler var. Vicdanınız hür olacak, irfanınız hür olacak ve fikriniz hür olacak. Özgür olacaksınız. Bütün gençlere Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında özgürlük vadediyorum. Onların hayalleri bizim hedefimiz olacak. Bütün gençler, hangi partiden olursa olsun bizi özgürce eleştirebilecek. Bizim alkışa değil, sağlıklı, tutarlı eleştiriye ihtiyacımız var. Hatamızı gösteren, bizim dostlarımızdır. 98 yıldır Cumhuriyet’i kurduk, sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Demokrasimizde aksamalar var, ama bunu telafi edeceğiz. Beraber, 100. yılda güzel Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız.”

Diyanet eleştirisi

Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini üzen şeyin Atatürk’ün, onun emriyle kurulan Diyanet İşleri Başkanlığınca, Cumhuriyet’in yıl dönümünde anılmaması olduğunu vurguladı.

Bunun kabul edilmesi gereken bir tavır ve tutum olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Biz herkesin inancına saygılıyız. En azından kendisini kuran, Diyanet İşleri Başkanlığını kuran bir iradeye, en azından cuma hutbesinde saygı duyulması lazım. Telaffuz edilmesi lazım. Ama hiç kimse merak etmesin, bunların tamamını yapacağız, bu ülkeye kesinlikle güzel baharı getireceğiz.” diye konuştu.

Cumhuriyet’in 98. yılında Anıtkabir’de bugüne kadar rastlamadıkları bir garabetle de karşılaştıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, bazı televizyon kanallarının ve gazetelerin muhabirlerinin, Anıtkabir’e alınmadığına dikkati çekti.

Kılıçdaroğlu, bunun hiç rastlanmadık bir şey olduğunu vurgulayarak, “O kararı alanlara açık ve net söylüyorum. Anıtkabir’de bu ülkenin aslanı yatıyor, aslanı. Sizin gücünüz yetmez ona. Ne yaparlarsa yapsınlar, her davranışları kendi sonlarını getiriyor. Bu, milletin vicdanında derin yaralar açıyor. Bunların tamamını iktidarımızda çözeceğiz.” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Kanun Hükmünde Kararname ile 125 bin 678 kişinin görevine son verildiğini belirterek, “Haksızlığa uğradığını iddia edenler mahkemelere başvurdular. Mahkeme kararıyla beraat edenler, hakkında takipsizlik kararı verilenler, soruşturma açılmasına dahi gerek duyulmayanlar, Anayasa Mahkemesi tarafından ‘Bir suçu yoktur, göreve iadesi gerekir.’ diye karar verilenlerin tamamını görevlerine iade edeceğiz.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bütün sorunlarının kaynağını adaletsizliğin oluşturduğunu vurguladı.

Türkiye’nin, FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimiyle hep beraber mücadele ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, iktidar ve muhalefetin darbecilere karşı çıktığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, birilerinin 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu kabul ederek milletin ensesinde boza pişirdiğini” savunarak, “125 bin 678 kişinin kararnameyle görevlerine son verildi. İçinde eğrisi doğrusu, bilmiyorum ama haksızlığa uğradığını iddia edenler mahkemelere başvurdular. Mahkeme kararıyla beraat edenler, hakkında takipsizlik kararı verilenler, soruşturma açılmasına dahi gerek duyulmayanlar, Anayasa Mahkemesi tarafından ‘Bir suçu yoktur, göreve iadesi gerekir.’ diye karar verilenlerin tamamını görevlerine iade edeceğiz. Biraz sabretsinler. Az kaldı, geliyor gelmekte olan…” diye konuştu.

Bazı bürokratların, Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamadığını savunan Kılıçdaroğlu, “Talimatı kimden aldılarsa, aynı şeyi yapmasınlar. Yaptıkları takdirde onları devletin bürokrasisi içinde tutmayacağım.” sözlerini sarf etti.

Kılıçdaroğlu, mahkeme kararını uygulamanın devletin temel görevi olduğunu; adaletin olmadığı yerde devletin yönetilemeyeceğini dile getirerek, “O zaman kusura bakma, senin devlet bürokrasisi içinde yerin yok. Yerin saraydır, gidersin her türlü görevi onların talimatıyla yapabilirsin. Devletin tutarlı, ahlaklı, adaletli bürokrasisi içinde senin yerin yoktur, diyeceğiz ve o görevinden alacağız onu.” dedi.

Bir AK Parti Grup başkanvekilinin Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervinin salgın döneminde vatandaşa destek olarak verildiğini belirttiğini aktaran Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milletin sorunlarını çözeceğim, diye geliyorsunuz. 128 milyar dolar buharlaşıyor, çıkıp milletin önüne açık ve net yalan söylüyorsunuz. Keşke mahkemeye verse de bu 128 milyar dolarlık dosyayı mahkemeye getirebilsek. Mahkemeye vermez, cesaret edemez. ‘2019’da pandemi’ diyor, pandemi 2019’da başlamadı. Atılır da biraz, bu kadar atılmaz. Eğer bu millete harcandıysa, TÜİK verilerine göre 24 milyon 600 bin hane var, 128 milyar dolardan hane başına 5 bin 202 dolar düşüyor. Bugünkü rakamla, 49 bin 578 lira. Nerede bu para? Manava, bakkala, ayakkabı tamircisine, sanayiciye soralım; bu kadar para elinize geçti mi? İhtiyaçlarınız karşılandı mı? Bunların hiçbirisi yok. Sorunun cevabını bulacağız. Çırpınıyorlar, acaba unutur muyuz, diye. 128 milyar doları, kul hakkını savunan hiç kimsenin unutmaya hakkı ve yetkisi yoktur.”

Elinizi vicdanınıza koyun

CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, milletvekillerini Anadolu’ya göndereceğini açıkladığını aktardı.

“CHP ne yapıyor diye Anadolu’ya milletvekillerini göndereceksin, değil mi?” sorusunu yönelten Kılıçdaroğlu, “Çok memnun oldum. Hiç değilse vatandaşla muhatap olurlar. Vatandaş derdini anlatacak bir de MHP’yi bulacak. Pazara, ayakkabı tamircisine gitsinler; bir işsize, çiftçiye sorsunlar ‘Bu CHP ne yapıyor?’ Yeni mi keşfettiler bunu? Gerçekten CHP ile gurur duyuyorum, demek ki Cumhur İttifakı’nın ortağına da yol açıyoruz. Gir milletin arasına, gerçekleri gör ve elini, asla ve asla fakirin fukaranın aleyhine gelen kanuna ‘evet’ dememek için kaldır. İnşallah yaparlar.” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, Temmuz 2021 itibarıyla 7 milyon 578 bin 123 kişinin asgari ücretin üçte biri kadar gelir elde ettiğini, aylık geliri 1192 lira olan bu kişilerin sosyal güvenlik priminin devlet tarafından karşılandığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Cumhur İttifakı’nın bu rakamlardan haberinin olup olmadığını soran Kılıçdaroğlu, “Hala ülkeyi yönettiklerini sanıyorlar. Bu iktidar, fakirin fukaranın yanında değil, halkın, çiftçinin, emeklinin yanında değil. Bu iktidarın yeri, Londra ve Türkiye’deki tefecilerdir, onlara destek veriyor; 83 milyon insan Londra’daki bir avuç tefeciye çalışıyor.” görüşlerini savundu.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğdayın tonunu yerli çiftçiden 2 bin 250 liradan, yabancı çiftçiden yüzde 48 artışla 3 bin 343 liradan; arpanın tonunu yerli çiftçiden 1750 liradan, yabancı çiftçiden yüzde 82 artışla 3 bin 180 liradan; yeşil mercimeğin tonunu ise yerli çiftçiden 4 bin 150 liradan, yabancı çiftçiden yüzde 195 artışla 12 bin 160 liradan aldığını anlattı.

AK Parti ve MHP’ye oy vermiş vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, “Elinizi vicdanınıza koyun; bu hükümet bizim çiftçimize mi, yabancı çiftçilere mi çalışıyor? Bu hükümetin, Erdoğan ‘şahsım hükümetinin’ bu devlete ve bu millete vereceği hiçbir şey yoktur. Gerçekten de çiftçi perişan vaziyette. Bütün parayı dışarıya ödüyorsun. Çiftçine, emekliye, esnafa ödemiyorsun. Ne olacak bu memleketin hali? Ama hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye zengin, güçlü ülkedir. Kendi çiftçimiz, sanayicimiz, üreticimiz, besicimiz için çalışırsak Türkiye, kısa sürede düzlüğe çıkar. Yabancıya değil bizim insanımıza çalışacağız.” değerlendirmelerinde bulundu.

Topluma faturası 227 milyar dolar

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 98 yıllık Cumhuriyet tarihinde, 7 yıl arka arkaya dolar bazında milli gelirin düştüğü tek dönemin AK Parti’nin iktidarında olduğunu belirterek, “İkinci Dünya Savaşı’nda, Kıbrıs Çıkarması’nda, büyük Marmara depreminde, Kore Savaşı’nda olmadı. 7 yıldır arka arkaya dolar bazından kişi başına gelir düşüyor. 7 yılın topluma faturası 227 milyar dolardır. Türkiye, ilk 20 liginden düşmüştür, ilk 10’a çıkaracağız diyorlardı, ilk 20’den düştü.” diye konuştu.

İktidarı eleştirmenin yanı sıra sorunlara yönelik çözüm önerilerini de ilettiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Kara Kış Fonu” kurmasını tavsiye ettiğini anımsattı. Kılıçdaroğlu, önerileri hazırlarken farklı ülkelerin uyguladığı akılcı politikaları dikkate aldıklarını belirterek, “Fransa, aylık geliri 2 bin avronun altında olanların tamamına her ay 100 avro verecek. İtalya, düşük gelirliler için doğal gaz faturalarını devlet tarafından ödenmesine karar verdi. Almanya, doğal gaz faturalarındaki vergi yükünü düşürme kararı aldı. Belçika, 760 milyon avroluk paket açıkladı, Çekya ‘Enerji üzerindeki vergileri kaldıracağım.’ diyor. Bizimkiler hiçbir şey yapmıyor.” sözlerini sarf etti.

CHP’li belediyelerin, “Kara Kış Fonu” benzeri çalışmalar kapsamında doğal gaz ve elektrik faturasını ödeyemez durumdaki vatandaşlara yardım edeceğini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Ankara, ‘Kara Kış Destek Paketi’ni açıkladı. İhtiyaç sahibi ailelere, 400 milyon liralık doğal gaz yardımı yapacak. Hükümetin, sarayın yapamadığını yapacağız. Aralık’ta 220 bin ailenin Başkent Kart’ına 500 lira ilave para yatacak. Yıl başından itibaren 20 bin evladımızın okul servisi harcamalarının tamamı karşılanacak.

Kara Kış Fonu kur, dedim, akıl verdim. Otur üzerinde çalış, milleti perişan etme, dedim. Yol gösterdim, çevrenin göstermediği aklı sana verdim ama bildiğini okuyorsun. Bizim belediyelerimiz vatandaşın, halkın yanında; hiçbir ayrım yapmadan. AK Parti’li, MHP’li, falan partiliymiş yok, herkese eşit davranarak ve eşit kucaklayarak. Bu, CHP’nin felsefesi, CHP’nin yönetimi. Gönül isterdi ki Türkiye genelinde yapalım. O günler de inşallah gelecek. Gelecek gelmekte olan…”

Kılıçdaroğlu, CHP’li belediye başkanlarının, sektörlerin sorunlarıyla ilgilenerek çözüm ürettiklerini de dile getirerek, Karabağlar Belediyesi tarafından kurulan Mobilya Akademisi’nde, mobilya sektörüne yönelik ara personel yetiştirileceğini ve bu kişilerin sektörde istihdam edileceğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, “Bakın açıkça söylüyorum; haksız yere içeride tutulan Demirtaş ve Kavala var. Benim vicdanım kabul etmiyor. Belki onlar hayatlarının hiçbir döneminde CHP’ye sempati de duymadılar, oy da vermediler ama bizim görevimiz adalettir, haksızlığa karşı durmaktır.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, asgari ücretin, açlık sınırının üzerine çıkarılması çağrısında bulundu.

Asgari ücretin 2 bin 825, açlık sınırının 3 bin 93 lira olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, “Hemen asgari ücret tespit komisyonunu çağır. Asgari ücret, açlık sınırının altında olmaz, Türkiye böyle bir ayıbı taşımaz, lütfen gereğini yapın, asgari ücreti açlık sınırının üzerine çıkarın. Bir ton kömürün fiyatı asgari ücreti geçtiyse bu kışın kara kış olacağını Erdoğan’ın bilmesi lazım. Peki nasıl ısınacak bu millet, nasıl çoluk çocuğuna bakacak? O ailede yaşanan dramı acaba saray iktidarı bilecek mi, bilmeyecek. Bilinmesi lazım.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Önümüze konulan tablo hiçbirimizin kabul etmeyeceği türden bir tablo. Dışarıda tam bir kuzu ‘şahsım’, ama gözleri gülüyor Biden’ı görünce. Türkiye böyle bir tablo ile hiç karşılaştı mı? En büyük derdi ne? Acaba ben onunla 1 saat oturabilir miyim? Acaba onunla bir fotoğraf çektirebilir miyim, el sıkışabilir miyim? Şu geldikleri hale bak. Utanmaz mısınız böyle bir şeyden? Bu devletin itibarı yok mu Allah aşkına, bu devletin bir saygınlığı yok mu acaba? Yeter ki kendisini huzuruna kabul etsin, bir on dakika, 1 saat görüşebilsin. Böyle yapacak ki onun şürekası onu kahraman ilan edecek. ‘Oturdu, konuştu, meydan okudu, esti gürledi’ diye yazacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinde farklı, Türkiye’ye geldiğinde farklı olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, “Yüz seksen derece karakter tamamen değişmiş oluyor. Biden’ı görünce gözleri gülüyor, Türkiye’ye gelince çatık kaşlı… Tehditler, gözaltılar, hapisler, yalanlar. Sanayiciyi bitiriyor, esnafı bitiriyor, halkı bitiriyor, farklı bir tablo ile karşı karşıyayız. Kağıt toplayıcısını dövdürüyorlar, altın teri ile kağıt toplayanı dövdürüyorlar, elindeki çekçeği alıyorlar. En fakire, en garibana güç gösterisi yapıyor, dışarıda yapamıyor… Baskıcı yüzünü millete layık görüyor.” ifadesini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Dışarıda kuzu, içeride ise kaplan kesiliyor. Hani diyordu ya ‘Ver papazı, al papazı’ Ne oldu? Özel uçaklarla transfer yaptı ve papazı gönderdi. ‘Bu can bu tende kaldıkça alamazsın’ diyordu.

Bakın açıkça söylüyorum; haksız yere içeride tutulan Demirtaş ve Kavala var. Benim vicdanım kabul etmiyor. Belki onlar hayatlarının hiçbir döneminde CHP’ye sempati de duymadılar, oy da vermediler ama bizim görevimiz adalettir, haksızlığa karşı durmaktır.

Onların çok suçu var. Pasaportları Amerikan pasaportu değil. Amerikan pasaportu olsaydı bir telefonla çıkarlardı, apronda uçakları beklerdi, binerlerdi ve giderlerdi. Böyle bir rezaletle Türkiye hiç karşı karşıya kaldı mı?”

Zamların yağmur gibi geldiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, elektriğe 3 kez doğal gaza 9 kez ve sanayide kullanılan doğal gaza ise yüzde 48 oranında zam yapıldığını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, “Gıda fiyatlarındaki artış yüzde 40’ları aşacak. Gıda fiyatlarındaki artış yüzde 40’ı bulunca asgari ücretli nasıl geçinecek? Ben sana boşuna mı diyorum, ‘asgari ücret tespit komisyonunu derhal topla’ diye. ‘Kara kış fonunu derhal kur’ diye boşuna mı diyorum. Bilgin ve birikimin yok. Bütün derdin Biden bana gülecek mi, benimle tokalaşacak mı? Sen Türkiye’yi düşün, ateşe attığın Türkiye’yi düşün…” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu, ‘şahsımın’ trolleri var. İletişim Başkanlığı ve troller aracılığıyla ‘sen aslansın, sen kaplansın, sen asrın liderisin’ gibi uydur uydur ipe diz” diyen Kılıçdaroğlu, “Yaptıkları iş bu, mutfaktan haberleri yok. Sanıyorlar ki millet bunu yiyecek, adam cebine mutfağa, pazara, alışveriş yaptığı dükkana bakıyor. Etiketler her gün değişiyor. Adamların dünyadan haberleri yok, devleti yönetemiyorlar, yönetme güçleri artık kalmadı. ‘Aslansın, kaplansın’ diyorlar. Açıkça söylüyorum, sen ne aslansın ne kaplansın, sen olsa olsa kağıttan kaplansın.” sözlerini sarf etti.

Milletin sorunlarının duyulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Seni Biden kurtaramaz arkadaş, senin geleceğin bu milletin elindedir. Nereye gidersen git, ne yaparsan yap, sonunda sandığı bu milletin önüne getireceksin ve millet sana gerekli dersi o sandıkta verecek. Biden’ın gözlerine bakıyorsun heyecanlanıyorsun, ama bu millet senin gözlerine bakınca hiç heyecanlanmıyor. Bu millet, demokratik kurallar içerisinde sandık gelince görevini yapacak. Biz de Cumhuriyet’in 100. yılında güzel Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız.”

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.