İstanbul
24°

AÇIK

05:16

İMSAK'A KALAN SÜRE

Çocuklar Dijital oyunlarla korkutulmamalı

Çocuklar Dijital oyunlarla korkutulmamalı

Dijital oyunlar, çocuklara bir ödül ya da ceza olarak sunulmamalı uyarısı; "Aileler, çocuk ödev yapmadığında, yaramazlık yaptığında ya da yemek yemediğinde asla onu dijital oyunlarla korkutmamalı. Yani 'ödevini yapmazsan tablet yok' ifadesi yanlış. Oyun, çocuğa bir ödül ya da ceza olarak sunulmamalı. Aileler, mutlaka çocuklarının internet bağlantılarını takip etmeli. Özellikle 'kriminal zaman dilimi' olarak adlandırılan ve 02.00 ila 05.00 saatleri arasını kapsayan sürede online suç bağlantılarının gerçekleştiğini bilmeli"

ABONE OL
22 Mart 2021 15:01
Çocuklar Dijital oyunlarla korkutulmamalı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İSTANBUL (AA) –
Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, “Aileler, çocuk ödev yapmadığında, yaramazlık yaptığında ya da yemek yemediğinde asla onu dijital oyunlarla korkutmamalı. Yani ‘ödevini yapmazsan tablet yok’ ifadesi yanlış. Oyun, çocuğa bir ödül ya da ceza olarak sunulmamalı.” ifadelerini kullandı.
Uğur Okulları’ndan yapılan açıklamaya göre, Uğur Okulları velilerine yönelik, “Tehlikeli Dijital Oyunlar ve Çocuklarımız” seminerinde konuşan Eraslan, dijital oyunların karanlık yüzünü ve çocukları bu tehlikelerden nasıl korumak gerektiğini anlattı.

Eraslan, çocukları sanal tehlikelerden korumak için öncelikle anne ve babanın rol model olması gerektiğini vurgulayarak, “Özellikle salgın döneminde eve kapanma durumu, çocuklar kadar anne ve babaları da bu oyunlara itti. Amacımız, dijital tehlikeli oyunlara karşı farkındalık yaratmak.” ifadelerini kullandı.

Çocuklarda bağımlılığa neden olan bu oyunlar nedeniyle Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında dijital oyun cinayetleri işlendiğini belirten Eraslan, şiddet içeren dijital oyunların eğitimli ya da eğitimsiz herkes için bir tehlike olduğunu, bu nedenle ailelerin, dijital dünya ile ilgili bilgi sahibi olması ve dijital güvenliği çocuklarına erken yaşta anlatması gerektiğini kaydetti.

Eraslan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ailelerin çocuklarına rol model olmaları, onlara vakit ayırmaları ve verdikleri değeri hissettirmeleri gerekiyor. Çocuklara, gerçek hayatta yapmak istemeyecekleri bir şeyi, online ortamda da yapmaması gerektiği söylenmeli. Özellikle küçük yaştaki çocukların internetteki faaliyetlerini gözlemlemek önem taşıyor. Aileler, çocuk ödev yapmadığında, yaramazlık yaptığında ya da yemek yemediğinde asla onu dijital oyunlarla korkutmamalı. Yani ‘ödevini yapmazsan tablet yok’ ifadesi yanlış. Oyun, çocuğa bir ödül ya da ceza olarak sunulmamalı.”

“Bu oyunları oynayan çocuklarda saldırganlık düzeyinde artış yaşanıyor”

Prof. Dr. Levent Eraslan, tehlikeli dijital oyunları oynayan bireylerin fiziksel, psikolojik ve sosyal anlamda zarar görebileceğini belirterek, araştırmalara göre bu oyunları en çok bağlantı ve ilişki problemi yaşayan, içine kapanık çocukların oynadığını bildirdi.

Eraslan, şunları kaydetti:

“Rekabet ihtiyacı, sosyalleşme, yalnızlık hissi, benlik saygısının düşük olması gibi çocuğun kendine bağlı faktörleri oyun bağımlılığını tetikleyebiliyor. Bunun yanı sıra ev ortamındaki ilgisizlik, tutarsızlık, şiddet, sosyal çevredeki olumsuz rol modeller ve dijital teknolojiye erişim kolaylıkları da çocukları tehlikeli oyunların tuzağına düşürüyor. İşte bu noktada ebeveyn ve çocuk ilişkisi hayat kurtaran bir faktör. Eğer anne baba bilinçli bir şekilde hareket eder ve çocuğun kendi dünyasını iyi görürse bu problemler ortadan kalkabilir. Çünkü bu göz ardı edilmemesi gereken bağımlılık. İnsanlar tehlikeli dijital oyunlar oynadıklarında, tıpkı uyuşturucu kullanımında olduğu gibi dopamin ve seratonin hormonları salgılanıyor. Dopamin salınımı yoluyla beyindeki ödül merkezinin uyarılması bağımlılık yapıyor. Öldürme duygusu dijital oyunlarda böyle harekete geçiyor. Bu oyunları oynayan çocuklarda saldırganlık düzeyinde artış yaşanıyor. Düşmanlık ve öfke duyguları gelişiyor.”

“Kriminal saatler 02.00 ve 05.00 arası”

SODİMER Başkanı Prof. Dr. Eraslan, dijital savaş oyunlarının çocukları şiddete karşı duyarsızlaştırdığını belirterek, saatlerce bilgisayar başında birbirini öldüren insanlar için caddede işlenen cinayetin bir anlamı olmayacağını vurguladı.

Oyun bağımlısı olan çocuk ya da yetişkinlerde yalnızlık, depresyon ve anksiyete gibi durumların da gözlendiğini aktaran Eraslan, “Hayatını ekran başında geçiren bir kitle var. Öyle ki bilgisayarsız, tabletsiz ya da internetsiz kalma korkusu yaşıyorlar. Ayrıca, aile ve sosyal ilişkileri olumsuz etkileniyor. Hatta oyuncular gerçeklik algısını kaybedebiliyor. Oyundaki kahramanla özdeşleşenler ve bu avatarların gücüne sahip olduklarına inananlar var. Aileler, mutlaka çocuklarının internet bağlantılarını takip etmeli. Özellikle ‘kriminal zaman dilimi’ olarak adlandırılan ve 02.00 ila 05.00 saatleri arasını kapsayan sürede online suç bağlantılarının gerçekleştiğini bilmeli.” ifadelerini kullandı.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.