İstanbul
26°

AZ BULUTLU

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

wpntr

wpntr

01 Mart 2021 Pazartesi

    Koç: Altın değerinde 3 puan

    Koç: Altın değerinde 3 puan
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç:

    TRABZON (AA) – Süper Lig’in 27. haftasında deplasmanda Trabzonspor’u 1-0 yenen Fenerbahçe’nin kulüp başkanı Ali Koç, “Trabzonspor zor bir ekip. Hele kendi sahasında çok daha zor bir ekip. Dolayısıyla böyle bir ortamda, bizden beklenti düşükken sıkıntılar yaşanan ortamda, böyle bir deplasmandan 3 puan almak altın değerindedir.” dedi.

    Koç, maçın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, kendileri açısından zor bir haftayı geride bıraktıklarına işaret ederek, şubat ayının iki senedir kendilerine hayırlı gelmediğini, bu yıl da gereksiz puanlar vererek şansızlıklar yaşadıklarını söyledi.

    Puanlarını etkileyen hakem hatalarının da olduğuna değinen Koç, “Bu gece o açıdan çok önemliydi. Fenerbahçe spor kulübünde başkan, hoca, sportif direktör ve futbolcu olmak çok zor. İki günde yerden yere vurulabiliyor, iki günde göklere çıkarılabiliyorsunuz. Bu maçı kazandık şampiyon olmadık ama önemli bir adım attık. Kaybetsek de bir şey bitmeyecekti. Her takımın yaşayacağı daha çok iniş ve çıkışlar olacak. O yüzden bugün hocamızı ve takımımızı tebrik ediyorum. Kenetlendiler, konuştular, birleştiler, bir ve bütün oldular. Bugünkü futbol ile puan kaybetseydik de buradan memnun ayrılırdım.” diye konuştu.

    Trabzonspor karşısında çok sayıda gol pozisyonlarının olduğunu ifade eden Ali Koç, “Ben önce takımımı tebrik etmek istiyorum. Fenerbahçe arması ve camiası için bu çubuklu için nasıl savaşılır onu gösterdiler. Ben gurur duydum. Bu oynadığımız futbolu pek çok maça yaymamız lazım. Her şeye rağmen buradan mutlu ayrılıyoruz. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu’na, yöneticilerine teşekkür ediyorum. Bundan sonraki dönemde de Trabzonspor’a başarılar diliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bizim işimiz kenetlenmek, aile ortamını sağlayabilmek

    Koç, hafta içerisinde teknik direktör Erol Bulut ile yaptığı görüşmelerin sorulması üzerine, şunları kaydetti:

    “Fenerbahçe’de hoca olmak çok zordur. Bir günde getirirler, bir günde götürürler. Camiamızın duygu ve düşünceleri çok çabuk tavan ve taban yapabiliyor. Bizim işimiz kenetlenmek, aile ortamını sağlayabilmek. Bugün bir ve bütün olunca neler olabileceğini gösterdik. Biz sosyal medyaya göre ya da gazetede yazanlara göre hareket etseydik pek çok değişiklikler yapmamız gerekirdi bugüne kadar. Tabii ki bu söz konusu değil. Bizim burada yapmamız gereken Erol hoca ve ekibine başta sportif direktörümüz, ondan sonra biz, futboldan sorumlu yönetim kurulu üyeleri ve başkan olarak onun başarılı olabileceği, takıma en büyük potansiyeli getireceği ortamı sağlamaktır. Zaman zaman bu ortamı sağlayamamış olabiliriz. Ama inanın hem hocamız, hem sportif direktörümüz hem de yönetimimiz elinden geleni yapıyor. İnşallah bu bir dönüm noktası olur. Bundan sonra sakatlarımız da düzelince tekrar bir seviyeye başlarız. İnşallah elimizden gelenin en iyisini yapıp, mutlu sona ulaşmaya çalışırız.”

    Spesifik oyuncular üzerine herhangi bir yorum yapmak istemediğini vurgulayan Koç, “Ama şunu söylemek istiyorum, bu gibi kararlar ortak alınan kararlardır. Ne hoca kendi başına alır, ne de sportif direktör ve yönetim kurulu. Oturulur istişare edilir kulübün çıkarları için ne hayırlısıyla o yapılır. Bizim için her sporcumuz değerdir. Bu kulüp için önemlidirler. Bugün kadroda olmazlar yarın olur. Futbolun içerisinde bunlar vardır. Çok satır arası okumaya gerek olmadığını düşünüyorum.” diye konuştu.

    Ali Koç, bu hafta psikolojik olarak herkesin elini taşın altına koyduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu hafta psikolojik olarak hepimiz elimizi taşın altına koyduk. Bir iki ziyaretimiz oldu arkadaşlarımızla. O ziyaretler neticesinde takımda inisiyatif kullanma, sorumlulukları ele alma ve reaksiyon gösterme için kenetlenme olduğunu gördüğüm için umutlu geldik buraya. Trabzonspor zor bir ekip. Hele kendi sahasında çok daha zor bir ekip. Dolayısıyla böyle bir ortamda, bizden beklenti düşükken sıkıntılar yaşanan ortamda, böyle bir deplasmandan 3 puan almak altın değerindedir. Çok güzel bir saha vardı burada. Ayrıca sahayı bu şekilde tuttukları için Trabzonspor’u kutlarım.”

    Devamını Oku

    Ahmet Ağaoğlu’ndan hakem Yaşar Kemal Uğurlu’ya tepki

    Ahmet Ağaoğlu’ndan hakem Yaşar Kemal Uğurlu’ya tepki
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    TRABZON (AA) – Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, “İyi oynamadığımızı kabul ediyorum, en azından ben öyle düşünüyorum ama hiçbir şekilde hakem maçın önüne geçmemeliydi. dedi.

    Ağaoğlu, Süper Lig’in 27. haftasında 1-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Maçın hakemi Yaşar Kemal Uğurlu’yu eleştiren Ağaoğlu, “Yaşar Kemal Uğurlu soy isminden mahrum. Herhalde uğurlu bir hakem ama geçen seneden beri kendisiyle çok sıkıntılı maçlar oynuyoruz. Geçen sezon oynadığımız Denizlispor maçında VAR’daydı kendisi. Süper Kupa finalinde de kendisiyle sıkıntılı oynadık. Kendisine FIFA kokartını layık görmüşler ama gerçekten bu kadar yetenekli bir hakemse bizim maçımızın haricinde hangi maçlara istiyorlarsa versinler.” ifadelerini kullandı.

    Hakem hiçbir şekilde bu maçın önüne geçmemeliydi ama maalesef geçti

    Hakemin maçın önüne geçtiğini vurgulayan Ağaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İyi oynamadığımızı kabul ediyorum, en azından ben öyle düşünüyorum ama hiçbir şekilde hakem maçın önüne geçmemeliydi. Ben iyi oynarım, kötü oynarım o benim problemim. Valencia’nın Bakasetas’a yaptığı hareket uzaydan baksanız çok net bir şekilde sarı kart ve penaltı. Ekuban’a sarı kart gösteriyorsun. Birilerine iyi hakem olabilir, birileri için uğurlu bir hakem olabilir, gözbebeği olabilir, yükselen yıldız olabilir ama o yıldız nerede yükseliyorsa, bizim maçlarımızın haricinde nerde yükseliyorsa gitsin orda yükselsin. Kime uğurlu geliyorsa gitsin onların maçını yönetsin ama geçen seneden bu yana Yaşar Uğurlu’dan bizim çekmediğimiz kalmadı. Kendisi zaman zaman ‘Benim vermiş olduğum kararlarda hiçbir art niyet yok, her insan hata yaptığı gibi bende hata yapabilirim’ gibi ifadeler kullanmış. Eğer bu kadar hatayı üst üste bizim maçlarda yapıyorsan o zaman yapacağın bir şey var; ya gidip kendini eğiteceksin ya da bu işi bırakacaksın yapamıyorsun anlamına gelir. Hakem hiçbir şekilde bu maçın önüne geçmemeliydi ama maalesef geçti. Burada herkes emek veriyor, herkesin bir gayreti var. Hatalar bize ait olan hatalar bunların sorumlusu biziz. Böylesine de önemli bir maçta bu kadar bariz hatalar yapan bir hakemin vermiş olduğu kararları da masumane kararlar olarak değerlendirmek de kimse kusuru bakmasın ama saflığın biraz ötesine geçer.”

    Uzun zamandır hakemlerle alakalı yorum yapmaktan kaçındığının altını çizen Ağaoğlu, “Göreve geldiğimizden beri 4 kez Merkez Hakem Kurulu değişti. Buna rağmen ve son 25-30 senedir ben bunu bildim bileli bütün bunlar konuşuluyorsa demek ki sıkıntı Merkez Hakem Kurulunda değil. Son iki yılda 4 MHK değişiyor ve hala biz aynı şeyleri konuşuyorsak o zaman yanlış çok farklı şeyde, farklı yerde. Biz sistemsel olarak bir yanlışın üzerine gideceğimize burada bireysel hataları veya bireysel olarak verilen kararları yine bireysel olarak eleştiriyoruz. Bu konuda çok iyi düşünmemiz lazım. Bütün kulüp başkanlarının hatta Kulüpler Birliğinin. Ben bunu Kulüpler Birliğinde de gündeme getirmiştim.” değerlendirmesinde bulundu.

    Dürüstçe, eğer sıkıntımız varsa buna hep birlikte tepki koymamız lazım

    Ahmet Ağaoğlu, bireysel açıklamalar ve bireysel tepkilerin hiçbir şeyi değiştirmediğini belirterek, şunları kaydetti:

    “Ben burada bireysel olarak tepkiyi koyuyorum. Tabii ki maçın sonucundan Fenerbahçe Kulübü memnun. Yarın aynı şekilde başka takımın başına geldiği zaman aynı şekilde onlar aynı tepkiyi gösterdiğinde… Son 20 senedir değişen hiçbir şey yok. O zaman gerçekten bir tepki koyacaksak bu konuyla alakalı olarak dürüstçe, eğer sıkıntımız varsa buna hep birlikte tepki koymamız lazım. Eğer sistemde değişmesi gereken şeyler varsa o zaman birlikte hareket etmemiz lazım. Bugün bireysel olarak yapılan açıklamalar veya bireysel tepkiler maalesef hiçbir anlam ifade etmiyor. Soru şu aslında, adalet mi istiyoruz, yoksa adaletsizlikten pay mı istiyoruz. Adaletsizlikten pay aldığımız zaman eğer sesimizi çıkarmıyor, sırtımızı, arkamızı dönüp gidiyorsak o zaman bizde de büyük sıkıntı var demektir. Bunun içine ben de dahilim. Bazı hakemlerle geçtiğimiz 3-4 hafta içerisinde yapmış olduğumuz konuşmalar değerlendirmeler var ama benim anladığım kadarıyla işleyişten ve hakemlerin yapmış olduğu hatalardan veya vermiş olduğu kararlardan hemen hemen herkes şikayetçi. Bunun içerisine MHK üyeleri de dahil.”

    Devamını Oku

    2010 referandumu olmasaydı 15 Temmuz olmazdı

    2010 referandumu olmasaydı 15 Temmuz olmazdı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    ANKARA (AA) – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 28 Şubat sürecine ilişkin, “İstanbul’un seküler sermayesi, meslek odalarının başkanları, güvenlik bürokrasisi darbe yapmak yerine, baskıyla bir iktidarın düşürülmesini hedeflediler ve başardılar. İlk defa denenen bu yöntemi de ‘postmodern’ darbe olarak tanımladılar.” dedi.

    Akşener, partisinin Kızılcahamam’da düzenlediği “Siyasal İletişim Konferansı”nda, Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinin 24’üncü yılı dolayısıyla konuşma yaptı.

    28 Şubat’ın, “kendisinin de aktif olarak ancak karşı bir şekilde içinde yer aldığı süreç” olduğunu ifade eden Akşener, “O günlerde İstanbul’un seküler sermayesi, meslek odalarının başkanları, güvenlik bürokrasisi darbe yapmak yerine, baskıyla bir iktidarın düşürülmesini hedeflediler ve başardılar. İlk defa denenen bu yöntemi de ‘postmodern darbe’ olarak tanımladılar. Doğru söylediler.” dedi.

    Meral Akşener, 28 Şubat’ta oluşan gücün, bir grup insanı, siyasetçiyi ve o siyasetçiye oy verenleri tehdit ilan ettiğini, oluşturulan psikolojik baskılarla 54. hükümetin yıkıldığını söyledi. Akşener, şöyle devam etti:

    “Kaybedenler oldu. DYP ve Çiller, Refah Partisi ve rahmetli Erbakan kaybetmiş oldu. Kimler kazandı? Rahmetli Mesut Yılmaz, İstanbul sermayesi ve güvenlik bürokrasisi kazandı kabul edildi. Yıl 2021, o gün kazananlar kazanmış durumdalar mı? Hayır. Mesut Yılmaz, Anavatan Partisi kazanmış kabul edilirken, bugün yok. Refah Partisi kaybetmiş kabul edilirken, 2002’de o yapının içinden çıkan hocayla yerli ve milliği mukayese kabul, kabil olmayan bir başka yönetim hem zihniyetiyle hem insanlarıyla iş başında. Merkez sağ yerinde duruyor mu? Hayır. Çok merak ediyorum o günün aktörleri bugünkü Türkiye’nin oluşacağından küçücük bir şüphe duymuşlar mıydı? Dolayısıyla milletimize güveneceğiz. Millet görmez, bilmez demeyeceğiz.”

    TBMM’den Uygur Türklerinin uğradığı mezalimin ‘soykırım’ olarak tanınması talebinde bulunacaksınız

    Konuşmasında, Kanada ve Hollanda parlamentolarının, Çin’in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını “soykırım” olarak tanımlayan yasayı onayladıklarını da hatırlatan Akşener, “Grup başkanvekili arkadaşlarımızdan talebimdir. Meclis Başkanı’ndan randevu alacaksınız. Meclis’in tümünden, TBMM’den Uygur Türklerinin uğradığı mezalimin ‘soykırım’ olarak tanınması gerektiğine dair talepte bulunacaksınız.” dedi.

    İY Parti Lideri Akşener, Anayasa değişikliğine ilişkin 2010’da yapılan referanduma da değinerek, “Referandumuna götürülen anayasa yargıyı ele geçirmek için çıkarıldı. O referandum olmasaydı 15 Temmuz olmazdı. 15 Temmuz’da, o 28 Şubatçıların, 2010’a kadar sayın Erdoğan ve arkadaşlarının güvenmediği bu millet, o devleti gitti sokaktan ve köprüden topladı, getirdi.” diye konuştu.

    Meral Akşener, devletin ele geçirilmesi gereken bir mekanizma olmadığını belirterek, “İnsanlar geçer, devlet ebed müddettir.” ifadesini kullandı.

    Devamını Oku

    Fenerbahçe, Trabzonspor’u 1-0 yendi

    Fenerbahçe, Trabzonspor’u 1-0 yendi
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Fenerbahçe, Trabzon’da moral buldu

    TRABZON (AA) – Fenerbahçe, Süper Lig’in 27. haftasında deplasmanda Trabzonspor’u 1-0 yenerek, zirve yolunda çok önemli 3 puan aldı.

    Geçen hafta Göztepe’ye sahasında 1-0 mağlup olarak şampiyonluk yarışında yara alan sarı-lacivertliler, Trabzonspor karşısında yenilgiyi telafi ederek moral buldu.

    İstanbul temsilcisi, puanını 54’e yükselterek 57 puanla lider Galatasaray’ı takibini sürdürdü.

    Trabzonspor’un galibiyet serisi sona erdi

    Trabzonspor’un 7 maçlık galibiyet serisi sona erdi.

    Teknik direktör Abdullah Avcı yönetiminde, ligde son 7 maçta 21 puan alarak zirve yarışının içine giren bordo-mavililer, Fenerbahçe mağlubiyetiyle yara aldı.

    Pelkas, ligdeki 5. golünü attı

    Fenerbahçe’ye galibiyeti Yunan oyuncu Pelkas’ın golü getirdi.

    Karşılaşmanın 76. dakikasında rakip fileleri havalandıran Pelkas, ligdeki 5. golünü kaydetti. Geçen hafta Göztepe maçının ikinci yarısında oyuna girerek sakatlıktan dönen Yunan futbolcu, 8 hafta sonra gol kaydetti.

    Sarı-lacivertli futbolcular maç sonu kenetlendi

    Fenerbahçeli futbolcular, maç sonunda büyük sevinç yaşadı.

    Tüm teknik ekip ve kulübedeki oyuncularının katılımıyla sarı-lacivertli oyuncular, saha kenarında bir araya gelerek kenetlendi.

    11. dakikada Sosa’nın sağdan kullandığı köşe vuruşunda, ceza alanı içinde Serdar Aziz’in kafa vuruşunda, top direğin az farkla üzerinden auta çıktı.

    25. dakikada Mert Hakan Yandaş’ın ceza alanın dışından şutunda, kaleci Uğurcan Çakır topu yatarak çıkardı. Dönen topta gelişen atakta Szalai’nin şutunda, Uğurcan Çakır meşin yuvarlağı kornere çelerek bir tehlikeyi daha önledi.

    30. dakikada Szalai’nin soldan ortasında yakın mesafedeki Thiam’ın kafa vuruşunda, kaleci Uğurcan Çakır, topu çelerek bir kez daha gol izni vermedi.

    45. dakikada Osayi Samuel’in sağ taraftan pasında, ceza alanı içinde Mesut Özil’in vuruşunda kaleci Uğurcan Çakır, topu çıkardı.

    Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz sona erdi.

    55. dakikada Sosa’nın sağdan kullandığı köşe vuruşunda, yakın mesafedeki Gökhan Gönül’ün kafa vuruşunda, kaleci Uğurcan Çakır topu çıkardı.

    63. dakikada Osayi Samuel’in pasında ceza alanı sağ çaprazında Sosa’nın şutunda, top kaleci Uğurcan Çakır’da kaldı.

    70. dakikada Berat Özdemir’in uzun pasında, sağ taraftan rakiplerinden sıyrılarak ceza alanına giren Nwakaeme’nin şutunda, kaleci Altay Bayındır topa sahip oldu.

    76. dakikada Fenerbahçe, golü buldu. Ferdi Kadıoğlu’nun pasında, topla hareketlenen Pelkas’ın ceza alanı dışından şutunda, yerden seken top kaleci Uğurcan Çakır’ın solundan filelerle buluştu: 0-1.

    83. dakikada Bakasetas’ın soldan kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde Djaniny’in kafa vuruşunda, top yan direğe çarparak auta çıktı.

    90+5. dakikada az oyuncuyla savunmayı yakalayan Fenerbahçe’de Ozan Tufan, topu Valencia’ya aktardı. Bu futbolcunun şutunda, top direğin yanından auta gitti.

    Fenerbahçe, karşılaşmadan 1-0 galip ayrıldı.

    Devamını Oku

    Liselerde yüz yüze sınavlar 8 Mart’ta başlayacak

    Liselerde yüz yüze sınavlar 8 Mart’ta başlayacak
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    ANKARA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, liselerde yapılacak yüz yüze sınavlara, 8 Mart’tan başlamak üzere illerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı durumuna göre karar verileceğini bildirdi.

    Selçuk, Ülke TV’de canlı yayınlanan “Genç Vizyon” programında eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

    Okulların açılmasına ilişkin bir soru üzerine Bakan Selçuk, bazı illerde vaka sayılarındaki artışlara bağlı olarak, Sağlık Bakanlığının hangi illerin “düşük”, “orta”, “yüksek” ve “çok yüksek” kategoride olduğunu belirlediğini ve buna göre il hıfzıssıhha kurullarının karar aldığını söyledi.

    Çeşitli illerde ani vaka artışlarının bulunduğuna dikkati çeken Selçuk, “1 Mart’ta okulları açalım sonra ortaya çıkacak rapora göre 2 Mart’ta tekrar kapatalım” gibi bir problem yaşanmaması için tedbir almak istediklerini belirtti.

    Selçuk, “İller ve çok yüksek, orta, düşük kategoriler belli olduğunda, Milli Eğitim Bakanlığı zaten genel olarak bir takipte ama Sayın Valilerimiz de kendi illeri ile ilgili bu tedbirleri alacaklar.” dedi.

    Tüm illerde 2 Mart’ta yüz yüze eğitimin başlayıp başlamayacağına ilişkin soruya Selçuk, “Tüm iller için 2 Mart geçerli. Bu zaten söylenmişti ancak Sağlık Bakanlığının son 7 gün için ortaya çıkaracağı vaka sayıları ve hangi ilde kaç vaka var 100 binde, bunların belirlenmesi ile diyelim ki ‘çok yüksek’, ‘yüksek’ riskli iller söz konusu, valiliklerce il hıfzıssıhha kurulu marifetiyle o ilde 2 Mart’ta da açmayabilirler. Çünkü yerinde karar bunu gerektiriyor. Yani ‘bizim ilimizde artış çok hızlı, dolayısıyla biz valilik olarak böyle bir tedbiri öngördük’ diye böyle tedbir alabilirler.” yanıtını verdi.

    Yüz yüze sınavlarla ilgili tedbir alınması gerekti

    Milli Eğitim Bakanı Selçuk, liselerde yüz yüze sınavlara ilişkin bir soruya karşılık, şöyle konuştu:

    “2 Mart meselesi gündeme gelince illerdeki sınavlarla ilgili de bir tedbir almak gerekti. Yani diyelim ki 3 Mart’ta ya da 2 Mart’ta, 5 Mart’ta bir vilayet, bir ilimiz o ildeki okulların kapatılması konusunda karar alırsa o zaman sınavlarla ilgili de bir karışıklık olacak. Yani biz ‘1 Mart akşamı yarın var ya da yok’ demiş olacağız, bu da bir kargaşaya yol açacak bunun önüne geçebilmek için de 8 Mart tarihinden başlamak üzere illerin durumuna göre karar verilecek.”

    Öğretmen atamaları

    Bakan Selçuk, bir başka soru üzerine, Milli Eğitim Bakanlığı olarak daha çok öğretmen istihdam etme konusunda taleplerinin olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Bu talebimizi de ilgili kuruluşlarla kurumlarla kamu maliyesi disiplini içerisinde konuşuyoruz, tartışıyoruz ve ortaya çıkan imkanlarla nasıl bir sunum olacağı, nasıl bir teklif olacağı, ne kadar olabileceğini elbette kamu maliyesi çerçevesinde de ortaya koyuyorlar. Bizim beklentimiz tabii ki daha yüksek bir atama. AK Parti döneminde yüzbinlerce öğretmen atanmış, öğretmenlerin yaklaşık üçte ikisinin atandığı bir durumdan söz ediyoruz, bu dönemde. Öğretmenlerimizin atanma sayısının daha da artması konusunda zaten geçmişten gelen bir irade var. Bu irade elbette devam ediyor, imkanlar ölçüsünde. Bunun daha artması için hepimiz gayret ediyoruz.

    Öğretmen atamasının birkaç ay süren bir yasal gereklilikleri çerçevesinde bir takvimi var. Şimdi arkadaşlar bu takvimin 2 seçeneğini oluşturdular ve bu seçenekler üzerinde de bu hafta bir görüşme söz konusu yani bu takvimi hangi ay, nasıl yapabiliyoruz neyi nasıl yetiştirebiliriz biçiminde bir takvim söz konusu olacak, bunu da zaten paylaşacağız.”

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav tarihinde bir ertelemenin söz konusu olup olmayacağına ilişkin soruyu da “Bizim şu anda bir tarihimiz var ve o geçerli, bunun tersine bir şey söylüyor değiliz şu anda. Sınav, ilan edilen tarihte yapılacak ama çok olağanüstü bir durum olduğunda tabii ki değişebilir.” şeklinde yanıtladı.

    Devamını Oku

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.