İstanbul

AÇIK

06:49

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sadık

Sadık

19 Ocak 2022 Çarşamba

    Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına Muammer Topal seçildi

    Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına Muammer Topal seçildi
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı görevine Anayasa Mahkemesi üyesi Muammer Topal seçildi.

    Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde yer verilen duyuruda, Anayasası’nın 158. maddesi, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 12. maddesi ile 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı için seçim yapıldığı, Anayasa Mahkemesi üyesi Topal’ın bu göreve seçildiği ifade edildi.

    Topal’ın öz geçmişi

    Muammer Topal, 1 Ağustos 1966’da Isparta’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümünden 1988’de mezun olan Topal, 3 Mart 1992’de Danıştay tetkik hakimliğine atanarak mesleğe başladı.

    Bir süre Ankara Bölge İdare Mahkemesi üyeliği görevinde bulunan Topal, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü kamu yönetimi yüksek lisans programını Stratejik Yönetim konulu projesiyle tamamladı. Türkiye Adalet Akademisinde idari yargı hakim adaylarına ihale mevzuatı konulu dersler veren Topal, 24 Şubat 2011’de Danıştay üyeliğine seçildi.

    Danıştay Yedinci Daire üyeliği görevini sürdürürken Danıştay Genel Kurulunca gösterilen üç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından 29 Ocak 2012’de Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Topal, 17 Aralık 2020’de Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanvekilliğine seçildi.

    Devamını Oku

    Maske kullanımı, bireyler arası iletişimi olumsuz etkiliyor

    Maske kullanımı, bireyler arası iletişimi olumsuz etkiliyor
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Yeditepe Üniversitesi iletişimde maskeden kaynaklı sorunları araştırdı

    Yeditepe Üniversitesi’nde iletişimde maskeden kaynaklı karşılaşın sorunlar araştırma konusu oldu.

    Yeditepe Üniversitesi’den yapılan araştırmaya göre, salgın önlemlerinden biri olan standart medikal yüz maske iletişimde duyguları okumayı zorlaştırıyor. Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Dr. Öğr. Üyesi Funda Yıldırım ile aynı üniversitede psikoloji öğrencisi Cansu Malak bu konuyu araştırdı.

    TÜBİTAK 2209-A üniversite öğrencileri araştırma projelerini destekleme programı kapsamında yapılan araştırmada, “Yüzün yalnızca üst bölümünü açıkta bırakan standart medikal maske ve algılanan bakış yönü, belirli duyguların yüzde karakterize oldukları ipuçlarının tanınması üzerinde bir etkiye sahip midir?” sorusuna yanıt arandı.

    Araştırmada katılımcıların, bakış yönü yana veya düz bakan ve maskeli veya maskesiz olacak şekilde farklı fotoğraflardaki kişilerin duygularını tanımlamaları, sinirli mi, korkmuş mu yoksa nötr mü, olduklarını anlamaları istendi. Katılımcıların duygu tanıma sürecinde maskeli ve maskesiz durumlarda daha çok odaklandıkları yüz bölgelerinin belirlenmesi amacıyla göz izleme cihazı kullanıldı. Deney 18-35 yaşındaki 30 katılımcı ile gerçekleştirildi.

    Göz bebekleri kontrol edilemiyor

    Araştırmaya göre, kişiler yüz ifadelerini sabit tutmaya çalışsa bile göz bebeklerini kontrol edemiyor ve bu da duyguları nasıl anladığı veya değerlendirdiği konusunda önemli bilgi veriyor.

    Çalışmada katılımcıların göz bebeklerinin nötr, korkmuş, sinirli ifadelerde göz bebeklerinin maskeliyken küçüldüğü, maskesizken büyüdüğü gözlemlendi. Çalışmada sinirli ve nötr surat ifadeleri doğrudan bakış ile tanınırken, korkmuş surat ifadesinin yana bakış ile tanındığı gözlemlendi.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Öğr. Üyesi Funda Yıldırım, duygu tanıma sürecinde karşıdaki kişilerin kaş, göz, burun, ağız ve çevresine bakmaya eğilimli olunduğunu belirterek, “Fakat bu dönemde yüzümüzün, maskenin örtmediği, üst bölgesinden edinilen bilgileri kullanmak ve yorumlamak sosyal ilişkilerin sürdürülmesinde önemli.” ifadesini kullandı.

    Ağız bölgesinin mutlu, şaşırmış ve iğrenmiş ifadeler için en bilgilendirici bölge, korku ve öfke gibi duyguların ifadeleri için göz bölgesinin daha bilgilendirici olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:

    “Maske kullanımı bireyler arası güvenirlik ve yakınlık algısı, konuşmayı anlama ve duyguların tanınması gibi sosyal yaşamın kritik ipuçlarını tanıma becerilerimizi olumsuz etkilediğini göstermiştir. Sinirli surat ifadelerinin maske kullanımı olsa bile tanınması, kişilerin kendilerini korumaya geçmeleri için göz bölgesinden gelen ipuçlarının yeterli olduğunu gösterdi. Fakat korkmuş suratlar için maske kullanımının duygu tanımayı azalttığı görülürken hem üzgün hem ifadesiz yüzlerin nötr olarak değerlendirildiği ortaya çıktı. Korkmuş suratları değerlendirirken sadece göz bölgesinin yeterli olmadığı, kişilerin ağız bölgesinden gelen ipuçlarına da ihtiyaçları olduğu görülmüştür.”

    Maskeler iletişimi doğrudan etkiledi

    Funda Yıldırım, maske, sokaktaki birinin yardıma ihtiyacı olup olmadığının anlaşılmasını zorlaştırabileceğini belirterek, daha çok ağız bölgesi ile temsil edilen mutluluk duygusunun anlaşılması zorlaşarak maskenin yanlış anlaşılmalara neden olabileceğini ifade etti.

    Öfke gibi güçlü negatif duyguların dışa vurulmasının toplumda olumsuz duygulara eğilim yaratırken, üzgün, nötr ve pozitif duyguların baskılanması ve ayırt edilememesi karşıdakine güvenme konusunda belirsizlik ve endişe yaşamaya sebep olabileceğini aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:

    “Bilinçli olarak yüzde dikkat ettiğimiz ipuçlarını değiştirmek zorunda kalabiliriz. Hatta duygusal olarak anlaşılmak için mimiklerimizi gözler etrafında yoğunlaştırarak iletişim kurabiliriz. Kötü ihtimal ise yüz yüze iletişimin daha duyarsız bir hale gelmesi olur.” Cansu Malak da araştırmaya ilişkin, “Karşımızdakinin ne hissettiğini anlama sürecinde sıklıkla maskelerin örttüğü bölgeler olan ağız ve burun çevresine bakmaya eğilimliyiz. İletişimimiz yüzün yüzde 60-70’ini kapatan maskelerin gündelik kullanımından doğrudan etkilendi.”

    Devamını Oku

    Türk savunma sanayisinden ihracat seferberliği

    Türk savunma sanayisinden ihracat seferberliği
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türk savunma sanayisinden ihracat seferine çıkıyor

    Türk savunma sanayisi yeni ihracat fırsatları için bu yıl 8 uluslararası fuara “milli katılım” sağlayacak.

    Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, AA muhabirine, savunma sanayisinde ihracatın birçok faktörün bir araya gelmesi ve uzun yıllar sürdürülen ısrarlı takiple mümkün olabildiğini söyledi.

    Uluslararası fuarlara katılımın ve sahip olunan yeteneklerin buralarda ortaya konulmasının, sergilenen çabaların bir parçası olduğunu belirten Demir, son yıllarda Kovid-19 salgını nedeniyle birçok fuarın ertelendiğini hatırlattı. Demir, salgının etkilerinin hafiflemesiyle fuar takvimlerinin normale dönmeye başladığını ifade ederek, Türk şirketlerinin de Başkanlığın liderliğinde bir dizi fuara “milli katılım” sağlayacağını bildirdi. İsmail Demir, şöyle konuştu:

    “Savunma ve havacılık sanayimiz geçen yılı 3 milyar 224 milyon dolarlık yeni ihracat rekoruyla kapattı. Bu yıl hedefimiz 4 milyar doların üzerine ulaşmak. Sektörle yaptığımız değerlendirmelerle bu hedefe ulaşma doğrultusunda stratejik önemde gördüğümüz coğrafyalara ulaşmak için belirlediğimiz fuarlara milli katılım sağlayacağız. Onlarca firmayla 8 farklı ülkeyi ziyaret edip, ürün ve kabiliyetlerimizi anlatacağız. Birçok firmamız sahip oldukları kabiliyetlerle faaliyet alanlarında dünyanın önde gelen şirketleri arasına adını yazdırmaya başlamış durumda. Bu yetenekleri ticari başarıya çevirmek ve ülkemize döviz kazandırmak için ihracata yönelik çabaları artırarak sürdüreceğiz.”

    Türk ürünleri kıtalar arası yolculuk yapacak

    Yürütülen hazırlık kapsamında Türk şirketleri DIMDEX 2022 Fuarı için 21-23 Mart’ta Katar’ın yolunu tutacak. Türkiye, Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı’na bu yıl da güçlü bir katılım sağlayacak. Türk savunma sanayisi şirketleri, fuar kapsamında zırhlı araçlar, gemi ve botlar, insansız hava araçları ihraç ettiği bu ülke ve Körfez bölgesinde yeni iş birlikleri için girişimlerde bulunacak.

    Sektörün mart ayının son günlerindeki durağı Malezya’daki Asya Savunma ve Güvenlik Fuarı (DSA 2022) olacak. Türk şirketleri geçmiş yıllarda Malezya’da çeşitli anlaşmalar ve iş birliğine yönelik mutabakat metinleri imzalamıştı. Şirketler, başta Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin katıldığı 18 uçaklık hafif taarruz uçağı ihalesi olmak üzere Malezya’da yeni sorumluluklar üstlenmeyi hedefliyor.

    Türk savunma sanayisi, 5-10 Nisan döneminde ise Güney Amerika bölgesinin en büyük savunma ve güvenlik fuarı FIDAE 2022 için Şili’yi ziyaret edecek. Türk şirketleri Şili başta olmak üzere Arjantin, Brezilya, Kolombiya ve Peru gibi bölge ülkelerine yönelik iş birliği ve pazarlama fırsatlarını değerlendirmeye çalışacak.

    6-8 Eylül’de yapılması planlanan Azerbaycan Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’na (ADEX) bu yıl da güçlü katılım sağlanacak. Türkiye’nin geçmiş yıllarda en büyük katılımcısı olduğu ADEX, Güney Kafkasya ve Orta Asya bölgesinin en önemli savunma sanayisi fuarları arasında yer alıyor.

    Sektör yılın geri kalanında 21-25 Eylül’de Güney Afrika’daki Afrika Havacılık ve Savunma Fuarı, 2-5 Kasım’da Endonezya’daki Uluslararası Endonezya Savunma Fuarı’na, 15-19 Kasım’da Pakistan’daki IDEAS 2022’ye katılım sağlayacak.

    Türk savunma sanayisi yıl içinde ayrıca Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenecek Asya Savunma ve Güvenlik Fuarı’na katılacak. Son olarak Türkiye’den 6 Atak helikopteri alan Filipinler, ayrıca ASELSAN, Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ gibi Türk şirketlerinden çeşitli savunma sanayisi ürün ve ekipmanları tedarik ediyor. Fuar, bölge ülkelerine ulaşmak için de fırsatlar sunuyor.

    Türk şirketleri “milli katılım” dışında da kendileri için önemli gördükleri ülkelerdeki çeşitli fuar ve etkinliklere iştirak ederek ihracat olanakları için çaba gösterecek.

    Devamını Oku

    TCMB’nin swap anlaşmaları 28 milyar dolara ulaştı

    TCMB’nin swap anlaşmaları 28 milyar dolara ulaştı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkez bankaları arasında imzalanan 5 milyar dolarlık ikili para takası (swap) anlaşması ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam swap anlaşmalarının büyüklüğü 28 milyar dolara ulaştı.

    TCMB, ülkeler arası ilişkilerin geliştirilmesi, yerel para birimleri ile ticaretin desteklenmesi ve finansal iş birliklerinin güçlendirilmesi amacıyla yaptığı swap anlaşmalarına bir yenisini daha ekledi.

    Bugün yapılan duyuruya göre, Türkiye ile BAE merkez bankaları arasında 18 milyar dirhem ve 64 milyar liralık (5 milyar dolar) swap anlaşması imzalandı.

    TCMB en son, 12 Ağustos 2021’de Kore Merkez Bankası ile swap anlaşması imzalamıştı. Anlaşmayla, iki merkez bankası arasında azami 17,5 milyar lirası veya 2,3 trilyon Kore wonu (2 milyar dolar) değerinde yerel para birimi takasına imkan sağlanırken, söz konusu tutar, henüz hesaplara geçmedi.

    Geçen yıl ayrıca, Çin Halk Cumhuriyeti Merkez Bankası ile swap anlaşması büyüklüğü de genişletilerek toplam 46 milyar lira ve 35 milyar Çin yuanına (6 milyar dolar) çıkarıldı.

    TCMB, ilk swap anlaşmasını ise 17 Ağustos 2018’de Katar Merkez Bankası ile imzaladı. Söz konusu anlaşmanın büyüklüğü 26 Kasım 2019 ve 20 Mayıs 2020’de olmak üzere iki kez tadil edilerek 15 milyar dolar karşılığı Türk lirası ve Katar riyaline yükseltildi.

    Bu arada Türkiye ile BAE merkez bankaları arasında yapılan swap anlaşması, geçen yılın kasım ayında merkez bankacılığı konularında iş birliğinin geliştirilmesine zemin oluşturmak üzere imzalanan Mutabakat Zaptı’nın ardından geldi. TCMB, geçen yıl BAE’nin yanı sıra Özbekistan ve Türkmenistan’ın, 2020’de ise Azerbaycan ve Libya’nın merkez bankaları ile Mutabakat Zaptı imzalamıştı.

    Devamını Oku

    Kırgızistan Google’a vergi uygulamaya başladı

    Kırgızistan Google’a vergi uygulamaya başladı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Kırgızistan, dünya çapında en yaygın kullanılan arama motoru Google ve benzeri yabancı şirketlere vergi uygulamaya başladı.

    Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, parlamentonun 22 Aralık 2021’de kabul ettiği yeni Vergi Kanunu düzenlemelerini imzaladı.

    1 Ocak itibarıyla geçerli olan yeni kanunun hükümleri, Cumhurbaşkanlığının resmi internet sitesinde yayımlandı.

    Yasaya göre, e-ticaret yapanlar yüzde 2 gelir vergisine, Google gibi yabancı şirketler ise katma değer vergisine (KDV) tabi oldu.

    Ayrıca, ticari yerler de dahil olmak üzere marketler, mini marketler, alışveriş merkezleri ve konutlarda iş yapanlara yazar kasa kullanımı zorunlu hale geldi.

    Devamını Oku

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.