İstanbul
21°

AÇIK

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Akşener, İYİ Parti Grup Toplantısında konuştu

Akşener, İYİ Parti Grup Toplantısında konuştu

Bugün, Türkiye’nin üzerinde 28 Şubat’ın hayaleti dolaşıyor. Bu, MGK koridorları yerine sarayın koridorlarında yuvalanmış bir hayalet

ABONE OL
3 Mart 2021 14:20
Akşener, İYİ Parti Grup Toplantısında konuştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TBMM (AA) – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Bugün, Türkiye’nin üzerinde 28 Şubat’ın hayaleti dolaşıyor. Bu, MGK koridorları yerine sarayın koridorlarında yuvalanmış bir hayalet.” dedi.

Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta dönemin muktedirlerinin “bin yıl sürecek” dedikleri ama yatsıya kadar zor dayanan 28 Şubat’ın yıl dönümü olduğunu anımsattı.

Bugün, Türkiye’nin üzerinde yeniden vesayetin eli, millete parmak sallayan, aynı zihniyetin gölgesinin dolaştığını belirten Akşener, “O zamanlar nikah yüzükleri altındı. Bugün nikah yüzükleri gümüşten ama yine aynı şekilde parmak sallanıyor. Ne bahtsız insanlarmışız. Ömrümüz boyunca kendimizi izah etmek zorunda kaldık. Önce faşist, ırkçı olmadığımızı daha sonra mürteci olmadığımızı izah ede ede geldik. Mürtecilik ile suçlananlar kaçtı, masanın altına girdi, biz onlar için savaştık, bugün o gümüş yüzüklü parmaklar gözlerimizin içine bakıp bizleri bu sefer de teröristlikle suçluyor. Hadi oradan korkaklar.” diye konuştu.

“Bugün, Türkiye’nin üzerinde 28 Şubat’ın hayaleti dolaşıyor. Bu, MGK koridorları yerine sarayın koridorlarında yuvalanmış bir hayalet.” ifadesini kullanan Akşener, “Bu, apolet yerine, kravat takan, haki yerine lacivert giyen bir hayalet. Bu, irticacı yerine, beğenmediğine ‘terörist’ diyen bir hayalet. Bu, dünün mağdurlarını, bugünün mağrur muktedirleri yapan bir hayalet. Bu, dün şiirden hapis yatanlara, bugün milleti tweetten hapse attıran bir hayalet. Biz dün gerçeğine boyun eğmedik bugün elbette hayaletine boyun eğmeyeceğiz. Biz dün toplusu, tüfeklisi önünde eğilmedik, bugün elbette yalanlısı, dolanlısı önünde eğilmeyiz. Çünkü biz, hayaletlerin değil hakikatin peşindeyiz. Çünkü biz, vesayetin karşısında, milletimizin yanındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Milletin zorluklarla mücadele ettiğini ancak Türkiye’nin, bu acı gerçekleri aşacak imkanları bulunduğunu dile getiren Akşener, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin, her bir vatandaşını refaha erdirecek kaynakları, zenginliği var. Bütün mesele, bu zenginliği, kimin nasıl paylaşacağı. İşler yolundayken, müteahhidini ihaleye boğan bu iktidar, bütçe dara düştüğünde, acısını onlardan değil sırtına yeni yeni vergiler, yeni cezalar bindirdiği milletimizden çıkartıyor. Hak böyle olmaz. Adalet böyle olmaz. Devlet böyle yönetilmez.

Aliya İzzetbegoviç’in bir sözü, bu sıralar sosyal medyada çok paylaşıldı. Rahmetli diyor ki ‘Davalar acılar içinde doğar, refah içinde ölür.’ Dünün mağdurlarının, bugünkü izansızlığını görünce, bu sözleri daha iyi anlıyoruz. Dün ‘Dava adamıyım’ diye gezenlerin, bugün sarayda sürdükleri sefayı görünce, bu sözleri daha iyi anlıyoruz. Şehitlerimiz varken, lebalep kongrelerde, üst üste çıkıp oynayanları görünce, bu sözleri daha iyi anlıyoruz. İnsanımız çöpten yiyecek toplarken, gününü gün edip, para içinde yüzenleri görünce, bu sözleri daha iyi alıyoruz. İşte o nedenle dün, rahmetli Erbakan Hoca’nın ‘Adil düzen’ gömleğini yırtıp, kendi kurdukları düzende sefaya dalanlar, bugün, işler sarpa sarınca 1994 ruhuna dönmekten bahsediyorlar. İronik olan tam da bu zaten. Çünkü 1994 ruhu dedikleri, işte o yırtıp attıkları gömleğin ta kendisi.

Geldikleri noktada bu arkadaşlar, refah içindeki bu çöküşü durdurmak için, kimin gömleğini giyip, hangi ruha sarılacakları üzerine kafa patlatırken, bir yandan da seri gündem çalışmaları yapıyorlar.Ama maalesef, her ürettikleri gündem ancak 3 gün dayanıyor. Çünkü mızrak artık çuvala sığmıyor. Milletin gündemi artık boş lafla, hamasetle gizlenemiyor. Gömlek artık dikiş tutmuyor, yolcu olan Abbas, bağlasalar da durmuyor.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Sayın Erdoğan’ı, dün itibarıyla insan hakları kavramını keşfettiği için tebrik etmek istiyorum. Kendisi, anayasamızda ve mevzuatımızda halihazırda var olan ancak uygulamaya bir türlü yanaşmadığı, hatta tam tersine yıllardır hunharca çiğnediği sayısız ilkeden bazılarını sırf dünyaya şirin görünmek adına keşfetmiş oldu.” dedi.

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “sarayın bu haftaki yeni gündeminin, fezlekeler olduğunu ancak nedense kafayı fezlekelerin kendisine değil, İYİ Parti’nin fezlekelere ne diyeceğine taktıklarını” kaydetti.

İYİ Parti’nin bu konuyla ilgili tavrının net olduğunu belirten Akşener, “İlkesiz siyaseti düstur edinmişlerin, dün sövdükleriyle bugün yoldaş olanların, dün yoldaş olduklarına da bugün sövenlerin, bu netliğimizi yadırgamasını elbette anlıyorum.” diye konuştu.

Akşener, İYİ Parti’nin, terörün yanında ve yöresinde olamayacağını vurgulayarak, “İYİ Parti, teröristle masa kurmaz, pazarlık yapmaz. Teröristin kafasından konfeti temizlemez. Seçim kazanmak için terörist mektubuna, katil röportajına bel bağlamaz. İYİ Parti, her zaman milletinin yanında, demokrasinin yolundadır. İYİ Parti, ‘sandıkta başkasına oy verdi’ diye milletine bela okumaz. İtirazı olan gencine, esnafına, çiftçisine ‘terörist’ demez. Millet, şehidine ağlarken, lebalep kongrelerde sırıta sırıta konuşmalar yapmaz.” ifadesini kullandı.

Meral Akşener, hukuk ve adaletin peşinde olduklarını, terörden siyaset devşirme peşinde olanların ipiyle kuyuya inmeyeceklerini dile getirdi.

“Milletin derdi konuşulmasın” diye önlerine getirilen fezlekelere gözü kapalı el kaldırmayacaklarını belirten Akşener, “İYİ Parti, o fezlekelerin önünü arkasını iyice okur. Çünkü İYİ Parti, o fezlekelerin önünde biri varsa ardında da sizin olduğunuzu çok iyi bilir. Özetle İYİ Parti, Türk yargısının hazırladığı fezlekeye bakar, gereği neyse onu yapar. Konuşulan 9 fezleke ama gelen 33 fezleke. Bundan kimsenin endişesi olmasın.” dedi.

Twitter fenomeni küçük ortak tatava yapmayı bıraksın

İsmini zikretmeden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de eleştiren Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu arada, twitter fenomeni küçük ortak tatava yapmayı bıraksın, ‘yapacağım, her an yapabilirim, birazdan yapıyorum’ diye ağzına sakız ettiği malum kapatma başvurusunu ne zaman yapacakmış, onu söylesin; biz de bilelim. Hızlı olmasa da ziyadesiyle öfkeli küçük ortak, hamaseti bıraksın. HDP Eş Genel Başkanının, Sayın Erdoğan’la nasıl kol kola yürüdüklerini anlattığı Netflix belgeseli kıvamındaki açıklamalara cevap versin. Kürsülerde fırtınalar estirip icraata gelince ‘aradığımız kişiye ulaşılamayan’ küçük ortak boş konuşmayı bıraksın. Uygurlu kardeşlerimiz için ne düşünüyorlar, Çin zulmü için ne yapacaklar, onu açıklasın. Çin’in, Uygurlu kardeşlerimize yaptıklarının ‘soykırım’ olarak tanınması için Meclis grubumuzun yüce Meclis’e vereceği öneriye Sayın Bahçeli ve arkadaşlarının da desteğini bekliyoruz. Tabii Sayın Perinçek’ten izin alabilirlerse.

Merak ediyorlarmış. İYİ Parti fezlekeler geldiğinde ne yapacakmış? Elbette, vatandaşı iki yumruk arasında sıkıştıran bu utanmazlığa geçit vermeyeceğiz. Milletimizin hür iradesine saygı duyacağız. Siyasi şovun değil, hakkın ve hakikatin yanında duracağız. Bu kadar basit, bu kadar net.”

Atanamayan öğretmen sayısı 700 bini buldu

Akşener, öğretmenlerin yaşadığı sorunlara değinerek, öğretmenlik mesleğini, “kadrolu”, “sözleşmeli” ve “geçici” gibi tuhaf sosyal tariflere mahkum eden iktidarın, on binlerce genç öğretmene verdiği sözü tutmadığını savundu.

Milli Eğitim Bakanlığına göre 107 bin 909, Sayıştaya göreyse 138 bin öğretmen açığı olduğunu kaydeden Akşener, her yıl verilen mezunlarla birlikte mezun olup da atanamayan genç sayısının 700 bini bulduğunu söyledi.

İktidara geldiklerinde bu sorunu mutlaka çözeceklerini iddia eden Akşener, “Eşe, dosta, kayınçoya, devlette iki, üç hatta dört koltuk ayarlayabilen Sayın Erdoğan, nedense gencecik öğretmenlerimize bir kadroyu bile çok görüyor. Koca bir ülkenin gündemini abuk sabuk konularla meşgul edenler, öğretmenlerimizi bir türlü görmüyor, duymuyor, umursamıyor.” diye konuştu.

Kamu harcamalarında israf yapıldığını ileri süren Akşener, 17 milyar lira zarar eden Türk Hava Yolları’na 347 lüks otomobil kiralamak için ihale yapıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kanal İstanbul Projesi’ne ilişkin açıklamalarını da eleştiren Akşener, şöyle devam etti:

“Pandemi yüküyle dara düşmüş vatandaşına 53 milyar lira destek vermekle övünen Sayın Erdoğan, bunun iki katını hem de inadına Kanal İstanbul çılgınlığına yatıracağını söylüyor. Egoya, cürete bakar mısınız? İnadına yapacakmış. Millet iradesiyle inatlaşılmaz. Siyaset tarihi, milletiyle inatlaşan şuursuz siyasetçi çöplüğüdür. Milletiyle inatlaşanların sonuna bak, ders çıkar.

Ama illaki inat edeceksen millete karşı değil, millet için inat et. Kalkınmada, üretimde, istihdamda inat et. Adalette, hukukta, demokraside inat et. Refahta, huzurda, mutlulukta inat et. Açları tok yapmakta, işsizlikten ağlayan babanın derdine derman olmakta inat et. Yolsuzlukları bitirmekte, gençlerimizin umutlarını yeşertmekte inat et. Gel, siyasi hayatında bir kez olsun kendi çıkarın için değil, milletinin iyiliği için inat et.”

Salgın sürecinde müzisyenlerin yaşadığı sorunlar

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle müzik ve eğlence sektöründe yaşanan sorunları anlatan Akşener, müzik sektörü denince akla yalnızca ünlü isimlerin gelmemesi gerektiğini, bu sektörde birçok emekçinin çalıştığını ve mağdur olduğunu dile getirdi.

Müzik sektöründe çalışan vatandaşların 11 aydır işsiz olduğuna dikkati çeken Akşener, “Sayın Erdoğan, bir sektör 11 ay boyunca çözümsüz bırakılır mı? Böyle vicdansızlık olur mu? Bir de utanmadan, ‘müzik susmasın’ diye kampanya yaptınız. Bir yıldır aç yatan sanatçılarımıza sadaka gibi bir aylık doğal gaz parası reva gördünüz. Sonra ne oldu? Onun da ilk taksitini ödediniz, ikinci taksitten hala ses yok.” ifadesini kullandı.

Akşener, konuşmasının bir bölümünde Müzik-Sen Genel Başkanı İpek Koçyiğit’i kürsüye davet etti. Koçyiğit’in ardından konuşmasına kaldığı yerden devam eden Akşener, ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İngiltere küçüldü, biz büyüdük, Türkiye 2020’de yüzde 1.8 büyüdü.” şeklinde ifadeler kullandığını aktaran Akşener, şunları kaydetti:

“Madem öyle, ben de şimdi buradan milletimize çok basit bir soru soruyorum. Siz bu büyümeyi hissettiniz mi? Bir senedir dükkanını açmasına izin verilmeyen esnafımıza, pazarcılarımıza, haciz gelmesin diye traktörünü satan çiftçilerimize, emekli vatandaşıma, EYT’li kardeşime, okula gidemeyen, EBA’ya erişemeyen öğrenci evlatlarıma, evin ekonomisini idare etmeye çalışan kadınlarımıza soruyorum: Siz bu büyümeyi hissetiniz mi?

Tencereyi kaynatamayan kadınlarımız gerçeği biliyor. Ay sonunu getiremeyen çalışanlarımız, emeklilerimiz gerçeği biliyor. Bir yıldır sahipsiz bırakılan, milyonlarca esnafımız gerçeği biliyor. 18 yıldır kaderine terkedilen çiftçimiz gerçeği biliyor. Hal böyleyken, Sayın Erdoğan’ın büyük bir gururla anlattığı, yedi düveli kıskandıran bu büyümede eğer milletimiz büyümediyse o zaman kimler büyüdü? AK Parti kongrelerindeki halay başları, saray danışmanları ve beşli soygun çetesi dışında kimlerin durumu iyiye gitti?”

Ekonomi dolar bazında yüzde 6 küçüldü

Akşener, büyümenin yarısından fazlasının bankacılık faaliyetlerinden kaynaklandığını, faiz lobisinin ülkenin zor döneminde bile büyümenin yarısından fazlasını alıp götürdüğünü ve buna ses çıkarılmadığını ileri sürdü.

Merkez Bankası net rezervinin 80 milyar dolar azaldığını belirten Akşener, ekonominin dolar bazında yüzde 6 küçüldüğünü, memleketin 70 sente muhtaç hale geldiğini iddia etti.

İhracatçıların bu dönemde malını yükleyip satacak boş konteyner bulamadığını ve piyasalarda ciddi bir kaos olduğunu ileri süren Akşener, Çin’in, Türkiye’deki armatörlere baskı yapıp konteynerleri kendisine yönlendirdiğini, İsrail ve Suudi Arabistan’ın ise boş konteyner çıkışına sınırlama getirdiğini söyledi.

Meral Akşener, bu iktidarın millete verecek bir şeyinin kalmadığını, sadece ihracatta ya da sanayide değil, nereye el atılsa bir sorun yumağı ile karşı karşı olunduğunu, çiftçilerin, depoların ağzına kadar dolu olmasına rağmen patatesini satamadığını, ülke genelinde yaklaşık 700 bin ton patatesin çürümeyi beklediğini savundu.

“Partili Cumhurbaşkanlığı Sisteminin” Türkiye’yi taşıyamadığını öne süren Akşener, “İktidar, bu ucube sistemi memlekete musallat ettiğinden beri insanımız fakirleşti, ekonomimiz bozuldu, hukuk, adalet, liyakat ortadan kalktı. Türkiye, her gün potansiyelini gerçekleştirmekten bir adım daha uzaklaşıyor. O nedenle düze çıkmanın yolu önce bu ucube sistemden kurtulmaktan geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Sayın Erdoğan’ı, dün itibarıyla insan hakları kavramını keşfettiği için tebrik etmek istiyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’na da değinen Akşener, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Sayın Erdoğan’ı, dün itibarıyla insan hakları kavramını keşfettiği için tebrik etmek istiyorum. Kendisi, anayasamızda ve mevzuatımızda halihazırda var olan ancak uygulamaya bir türlü yanaşmadığı, hatta tam tersine yıllardır hunharca çiğnediği sayısız ilkeden bazılarını sırf dünyaya şirin görünmek adına keşfetmiş oldu. Sayın Erdoğan için büyük, bizler için ise atılmamış olan bu adımdan ötürü kendisini yürekten kutluyorum.

Eğer biraz daha gayret edip iyi bir Cumhurbaşkanı olursa bir gün elbet cumhuriyeti, demokrasiyi ve güçler ayrılığını da keşfedebileceğine inanıyorum. Kim bilir, belki o gün kendisi çıkıp ‘iyleştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem’ bile diyebilir. Neden olmasın?”

Akşener, konuşmasının sonunda Gazeteci Murat Ağırel’i kürsüye davet etti. Ağırel, “Parsel Parsel” adlı kitabını Akşener’e hediye etti.

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.